30 Temmuz 2013 Salı

...


 Fatıma (r.a.) ve O’nu mezara doğru uzatırken
Hz. Ali (r.a.) öyle ağlıyordu ki gözlerinden akan sicim gibi yaşlar Fatıma (r.a.)'nın yeni kefenini ıslatıyordu.
Hz. Ali (r.a.) şöyle söyleniyordu;

"Habibun leyse ya’diluhu habibun.. Vema lisivahu fikalbi nasibun.. Habîbun rabâ ayni ayni vecismî vean kalbi la yağibu."

"Sevgilim" diyordu Fatma’sına.. 'Sevgilim..!
Senin sevgini karşılayacak bir sevgi daha yoktur..
Doğrusu Senden gayrısı için şu yürekte bir nasip de olmayacaktır, her ne kadar gözlerimden ve vücudumdan uzaklaşsan da kalbimdesin sürekli ve her dem……

Sonra toprağı atacaklardı Fatma’nın üstüne.. Toprağa bulaşmış ellerini çırparken Hz. Ali (r.a.) şöyle diyecekti
"Doğrusu dünyada tek bir isteğim kaldı Fatıma...
Babana ve Sana ulaşacağım günü bekliyorum ..


12 Temmuz 2013 Cuma

Elimi Uzatsam Dokunacağım Yüreğine

Elimi uzatsam dokunacağım,
ki ne cesaretim var titreyen elimi uzatmaya,
ne de dokunmaya yüreğine.
Başıboş bir ruh benimki,
dolanır dururum sessiz boşlukta.
Bir zamanlar esirdim korkunç yalnızlığımda.
Bembeyaz bir el tuttu elimden ansızın,
o zaman duydum büyülü şarkısını aşkın.
Şimdi yemyeşil bahçemde bir tek sen varsın.
Aynaya bak, olduğun yerde durmaktayım.

9 Haziran 2013 Pazar

GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ




GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ


Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne deliyem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akar suların çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette halım kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
O yâri düşte görürüm
Uyanıp melül olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinde avareyim
Gel gör beni aşk neyledi

30 Mayıs 2013 Perşembe

Aşkın Vav Hali




Ey aşkın binbir başlı vav hali
Ey sonsuz kavram
Gaflet vaktinde
Gel gönlümün üstüne
Usta bir hattatım ben
Aşkı çizerim mekânlara
Aşk sığmaz ki bu ummana
Vav olur gözlerimiz
Bürünürüz canlara
Bir seyyah gibi
Gelip göçen, göçüp giden
Bu mekândan mekân’a
Demem o ki
Tarifini yapamam ben imkâna
Bir hattatım
Zamana vav çizmekteyim
Hilalin dolunaya
Dolunayın hilale dönüştüğü zamana

Ve mahlukat
Nefes nefes aşk çekerken Mevla’ya
Üstümde aşk kokusu var
Yaşadıkça beni yontar
Ve benzetir insana
Elimde vav
Gönlümde vav
Gözümde vav
Dem dem vav kesilirim
Beni insan yapana
Ey kalbimden geçeni bilen Allah’ım
“Kulum” de kâfi bana
İster nârına garket
İster nuruna

Mevlana'nın eşine olan aşkı


Birgün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevlaya şükürler olsun bu aşkı yaşayıp... yaşatana...
Peki bana ne kadar aşıksın der;
Mevlana hanımına şöyle der;


Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin.Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın

Sen benim; haksızlığa ve zulme baş kaldırışım,
Mazluma kucak açışım, zalime düşmanca bakışımsın
Ve mağdurdan yana tavır alışımsın

Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim,
Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin
Ve kapanmayan avuç içimsin

Sen benim; hayat ve kaderle inatlaşmam,
Ekmek için kavgam, bitmek tükenmek bilmeyen davamsın
Ve zorluklara karşı yılmayışımsın

Sen benim; menfaate ve çıkara tepkim,
Almak için verene öfkem, ille de karşılık bekleyene lanetimsin
Ve alayına isyan edişimsin

Sen benim; ahlaksızlık ve yozlaşmayla mücadelem,
Para için kendini satana küfredişim, başkalaşana verip veriştirişimsin
Ve eskiyi özleyişimsin

Sen benim; duygusal yaradılışım,
En ufak şeyi kafaya takışım, kolay unutamayışımsın
Ve bundan bir türlü sıyrılamayışımsın

Sen benim; sonsuz sadakatim,
Merhametim, hissiyatim, şefkatimsin
Ve aman diyene yüz çevirmeyişimsin

Sen benim; her şeye rağmenim,
Asla pes etmeyişim, başımı öne eğmeyişimsin
Ve ümidimi yitirmeyişimsin

Sen benim; yaşama ülküm,
Namusa olan düşkünlüğüm, namussuzluğa küskünlüğümsün
Ve gururum, onurumla olan bütünlüğümsün

Sen benim; karakterim ve kişiliğim,
Objektif fikrim, subjektif hissimsin
Ve hayata bakışımsın

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Aşk uzanmaktı bir ezan sesiyle kirli dünyadan Arş-ı Alâ'ya. .

.. ve bürünmekti, Nur'a , ve demekti secde secde ;

- Sûbhane Rabbiyel Alâ. .

Edebi sevgi..

Edebi Sevgi
 
Hadi bugün O'na (CC) sevgini göster!
Sevgililer günü ya bugün.
O'nun için bir şey yap!
O'na (cc) kendini beğendir bugün!
"Seviyorum" diyorsun ya.
Hadi göster sevgini!..
O (CC) neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE
Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni.
Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin.
Hadi bugün göster O'na sevgini!..
Sevgililer günü ya bugün..

Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır,
"Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.."
Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu (CC) anlat!
O'nu ve O'nun en sevdiğini(SAV).
Telefonla, yüzyüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini.
Sevgililer günü ya bugün..

Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O'nu düşün!
O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..

Meselâ;
Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle,
Bir başörtüsü al kendine!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!

Meselâ;
"Kur'anı mutlaka öğreneceğim" de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..

Meselâ; bugün Sevgilini (CC) en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!

Meselâ;
İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş,
O'nu (CC) anlat bu vesileyle..

Bugün O'nun için birşey yap!
Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın.


Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın.
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..

Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği herşeye "elveda" de!
Gözyaşların armağan olsun O'na..
Gözyaşların ve zaten O'nun olan yüreğin..
Bugün ve hergün!

                                   

AYAKTA SU İÇMENİN BİLİMSEL GERÇEĞİ

Peygamber efendimiz(sav) ayakta su içmeme hususunda bizi uyarmıştır. Bu uyarıların arkasındaki büyük hikmetleri bugün bilimde doğruluyor. Çocukluğumdan beri suyu ayakta içme konusunda büyüklerimizden duyduğum tek şey, ayakta içme. Ama neden ayakta içmemeliyiz? Tıbben veya dinen nedir açıklaması nedir? Dün yarım kiloluk pet şişedeki suyu büyük su bardağına boşalttım ve hepsini ayakta birden içtim. O an da büyüklerin sözü aklıma geldi… Bunun üzerine biraz büyüklerle konuştum, biraz da konuyla ilgili yazılar okudum… Buyrun sizde okuyun; Peygamber efendimiz ayakta su içmeme hususunda da bizi uyarmıştır. İlk bakışta bu biraz anlamsız gelen bir öğüt olsa da bu sözün özüne bakıldığında yine bizim sağlığımız için etkileri çok büyüktür. Bir hadisde ayakta su içmenin zararına şu şekilde işaret etmiştir: “Eğer ayakta su içen kimse midesine verdiği zararı bilseydi içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı” (Abdürrezzak 10/427 hadis 19588). Yine aynı konu ile alakalı olarak; “Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutur da içerse kusmaya çalışsın” buyurmuştur (Müslim eşribe Hadis 116) Diğer açıklama; İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçer. Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur. Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu tehlikeye daha fazla maruz kalırlar…

23 Mayıs 2013 Perşembe

HAYAT

İyi ki yapmışım dediğim şeyler var Aynı zamanda keşke'lerimde ... Engellemek istediğim başlangıçlar var. Unutmayı yürekten dilediğim kişiler ve zamanlar... Unutamadığım, unutmayacagim DOSTlarim var. Hayatımdan seneler çalan insanlar ... Hafızamdan silmek istediğim görüntüler var, silemediğim.. Sözler var, duymamış olmayı dilediğim ama duyduğum. Herseye ragmen isyan etmemek!!! Hiç birşeye hic bir zaman!.. Rabbim sınıyor ama merhametini de esirgemiyor bizden.. buna da şükürler olsun!.. Hala yüzümün gülümsemesini sağlayan sebeplerim var.

İşte Aşk..

Hz.Talha gibi seveceksin.. Nasıl mı? Anlatayım.. Rümeysa'ya aşıktır Talha.. O zamanlar müslüman değil daha.. Yolda giderken bakıyor ki Rümeysa orda.. Duruyor, daha önce Rümeysa'ya dediklerini tekrarlıyor; "Seviyorum Rümeysa Seni, evlen benimle".. Rümeysa içten içe beğenmesine rağmen kabul etmiyor. Neticede o bir kafir.. Ama mert, karakterli biri... Bir anda aklına Rasulullah (sav) geliyor. Dönüyor Talha'ya; - "O'na git" diyor. - "Kime?"diye soruyor Talha. Rümeysa; "O'na, Hz Muhammed'e" diyor. Koşuyor Talha, Rümeysa için, aşkı için.. Kosuyor çatlarcasına. O'na kosuyor.. Rasulün kapısının önündedir şimdi... Giriyor içeri. O'nu görünce çözülüyor dizlerinin bağı.. İşte karşısında Allah Rasulu.. Bir müddet sonra çıkıyor oradan. Yine Rümeysa'yi görüyor. Bu kez Rümeysa Soruyor ona: -"Gittin mi? -"Evet" diyor Talha. "Aşık oldum O'na, üzgünüm Rümeysa, senden daha çok O'nu Seviyorum artık. üzgünüm." Kuşlar gibi Rümeysa, nasıl seviniyor bak.. -"Teklifin geçerliyse hâlâ evlenelim" diyor

İnsanlık Bir Yerlerde Yaşıyor

Geçenlerde okuduğum bir haber çok dikkatimi çekti. Çeçenistan Grozni’de bir minibüs, şoförün adı Musa. Şöyle yazıyor: “Yaşlılar, çocuklar ve sakatlar için, bunun yanında kim parasını evde unuttuysa ya da parası bittiyse seyahat ücretsiz! Ayrıca hastaneye yakınını görmeye giden ya da cenazeye başsağlığına giden ve Hac görevini yapanlar için de ücretsiz. Ve hiç kimseye bir şey açıklamak zorunda değilsiniz, bindiğiniz gibi, sessizce inin ve gidin. “

"İLK GÜNKÜ GİBİ"

Efendimiz (S.A.V.) Hz. Aişe ye olan sevgisi. Hz.Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmedigini merak etmekteydi, ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini . Hz.Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle konuşmadan edemedi. "Ey Allah ın Resulü,beni seviyor musun?" "Evet, Ya Aişe tabi seviyorum!" Aişe dahasını da merak ediyordu,acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu: "Beni nasıl seviyorsun?" Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine; "KÖRDÜĞÜM GİBİ" bu cevap Hz. Aişe yi cok sevindirdi,çünkü kördügüm açılamazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti. Alacagı cevap onu çok mutlu ettigi için,Hz. Aişe sık sık s orardı: "Ey Allah ın Resulü, kördüğüm ne alemde?" Peygamberimiz,Hz.Aişe yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:"İLK GÜNKÜ GİBİ"

Hz. Ali

Hz. ALi bir Hristiyana misafir oldu. Adam üzüm getirdi. Hz. ALi üzümü yedi.Sonra üzümden yapılmış şarap getirdi. Hz. ALi buyurdu ki : Haramdır. Hristiyan dedi ki : Siz Müslümanlara şaşarım. Üzüm helal ,içki haram. Halbuki bu, bundan yapılıyor. Hz. ALi buyurdu ki : Eşin var mı. Dedi var. Kızın var mı. Dedi o da var. İkisi de gelsin buraya. Eşi ve Kızı gelince Hz. ALi buyurdu ki :Bu Kız bu Anneden dir, Ama görüyorsun ki ALLAH Annesini sana helal, Kızını ise haram kılmıştır. Hristiyan dedi ki : Şehadet ederim ki ALLAH birdir ve Muhammed O'nun Resulüdür ve Sen Onun HaLifesi sin. Elinden öpüp Müslümanlığını ilan etti..

22 Mayıs 2013 Çarşamba


Hüzün sardı tüm bedenimi sessizlikler ardına saklana duruyorum..
Çıkamıyorum sessiz çığlıkların arasından.
Yalvarıyorum,yakarıyorum...
ve aşktan bir medet bekliyor dört bir yanım.

Aşk sabır ihsan et bana
Aşk teslim al beni kendine
Senle  yanıp tutuşmaktir tek muradım.
Hep sensiz kaldım
Aşka yoksun
Aşka aç,
Aşka susuz...


                                   
  'Bismillahirrahmanirrahim '
Allah'ın bahçesine girerken müsâde istemektir.